<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mirctc - Mirc indir &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.mirctc.com/mirc-indir/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mirctc.com</link>
	<description>Türkçe Mirc İndir</description>
	<lastBuildDate>Thu, 22 Dec 2011 07:59:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2</generator>
		<item>
		<title>Doğum kontrol hapları ile ilgili merak edilenler</title>
		<link>http://www.mirctc.com/dogum-kontrol-haplari-ile-ilgili-merak-edilenler.html</link>
		<comments>http://www.mirctc.com/dogum-kontrol-haplari-ile-ilgili-merak-edilenler.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Aug 2009 10:09:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum Kontrol Hapları]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum kontrol hapları ile ilgili merak edilenler]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[mirc indir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mirctc.com/?p=425</guid>
		<description><![CDATA[Doğum kontrol hapları nedir? Doğum kontrol hapları, östrojen ve progesteron içeren hormon haplarıdır. Yüksek etkinlik ve düşük yan etki nedeni ile sıkça tercih edilen bir korunma yöntemidir. Doğum kontrol hapları nasıl korur? Hamilelik kadın yuurtalıklarında üretilen yumurta ile erkek sperm hücresinin birleşip döllenerek rahim içine yerleşmesi sonucunda meyana gelir. Doğum kontrol hapları içerisinde bulunan hormonlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Doğum kontrol hapları nedir?</p>
<p>Doğum kontrol hapları, östrojen ve progesteron içeren hormon haplarıdır. Yüksek etkinlik ve düşük yan etki nedeni ile sıkça tercih edilen bir korunma yöntemidir.<span id="more-425"></span></p>
<p>Doğum kontrol hapları nasıl korur?</p>
<p>Hamilelik kadın yuurtalıklarında üretilen yumurta ile erkek sperm hücresinin birleşip döllenerek rahim içine yerleşmesi sonucunda meyana gelir. Doğum kontrol hapları içerisinde bulunan hormonlar dışarıdan verildiği için vücudun hormon kontrolünü ele geçirerek yumurtalıklardan yumurtlama olmasını engellemektedir. Böylece spermin dölleyebileceği yumurta olmadığından hamilelik meydana gelememektedir.</p>
<p>Doğum kontrol haplarının güvenirliliği ne kadardır?</p>
<p>Doğru kullanıldığında doğum kontrol haplarının hamilelikten koruma oranı %100’e yakındır. Günümüzde mevcut geriye dönülebilir (bırakıldığında yumurtlama geri döner ve hamile kalınabilir) korunma yöntemleri içerisinde en etkili yöntemlerden biridir.</p>
<p>Doğum kontrol haplarını kimler kullanabilir?</p>
<p>Bazı özel durumlar dışında tüm kadınlar doğum kontrol hapı kullanabilir. Özellikle 40 yaş altı kadınlar, henüz çocuk sahibi olmak istemeyen kadınlar, adet düzensizliği veya adetleri ağrlı olan kadınlarda ilk seçenektir.</p>
<p>Doğum kontrol haplarının hamileliği önlemek dışında ne gibi yararları vardır?</p>
<p>Doğum kontrol haplarının doğum kontrolü dışında da kullanım alanları mevcuttur. Adet düzensizliği, hapların çok sık kullanıldığı durumlardan biridir. Düzensizliğin yarattığı sıkıntıları ortadan kaldırdığı gibi adet kanamasının başlayacağı zamanı bilmek de kadınları rahatlatmaktadır.</p>
<p>Bazı fonksiyonel yumurtalık kistlerinin tedaviside dönemsel uygulamalar yapılabilmektedir. Bu hapların kullanımı ile adet dönemi sancılarında ve özellikle adet öncesi dönemde yaşanan gerginlikte belirgin azalma olduğu saptanmıştır. Kısırlığın sebeplerinden biri olarak sayılan rahim, yumurtalık ve tüpleri içine alan iltihabi durumlara karşı doğum kontrol haplarının koruyucu etkisi olduğu bilinmektedir.<br />
Ayrıca çeşitli araştırmalar doğum kontrol hapı kullanımı ile dış gebelik oluşma riskinin azaldığını ve yumurtalık ile rahim kanserinin daha az görüldüğünü ortaya koymuştur. Diğer bir kullanım alanı, endometriosiz denen rahimiçi dokunun rahim dışında bulunması durumunda uzun süreli tedavi ile gerileme sağlanabilmesidir. Sosyal açıdan bir avantajı da adetin erkene alınması veya daha ileri tarihe kaydırılması istenen durumlarda doktorunuza danışarak bunun sağlanabilmesidir.</p>
<p>Doğum kontrol hapı kullanımının bırakılması gereken durumlar nelerdir?</p>
<p>Özellikle haplar ilk kullanılmaya başlandığında ortaya çıkan bazı şikayetler veya durumlar hapların hemen bırakılmasını gerektirmektedir. Şiddetli baş ağrısı, migren nöbetleri, görme bozuklukları, göğüs ağrısı, şiddetli bacak ağrısı, ani sarılık gelişmesi gibi durumların yanı sıra ağır kazalar sonrası ve büyük ameliyatlar öncesinde ilaç kullanımına son verilmelidir.</p>
<p>Doğum kontrol hapı kullanımında beklenen ve kabul edilebilir yan etkiler nelerdir?</p>
<p>Özellikle hap kullanımının ilk aylarında lekelenme tarzında ara kanama beklenebilir. Bu durum birçok kadını rahatsız edebilir, ancak hapı bırakmayı gerektirmez. Bu kanamalar ilk 2-3 kutudan sonra kendiliğinden geçecektir. Geçmediği taktirde veya şiddetli bir kanama olması durumunda doktora başvurmak gerekmektedir. Aynı şekilde çok şiddetli olmayan mide bulantısı durumlarında hap kullanımına devam edilmelidir. Bazı kadınlarda kilo alma şikayeti olabilir. Bu da, daha düşük dozlu hapların kullanımı ile önlenebilir. Doğum kontrol hapları kullanıldıkları sürece adet kanamasının miktarını ve süresini azaltacaktır.</p>
<p>Doğum kontrol hapları hangi durumlarda kullanılmamalıdır?</p>
<p>• Gebelik veya gebelik şüphesi olanlar<br />
• Önceden geçirilmiş veya mevcut damar tıkanıklıkları olanlar<br />
• Kontrolsüz yüksek tansiyon ve şeker hastalığı olanlar<br />
• Ağır karaciğer hastalığı olanlar<br />
• Özellikle hormon bağımlı kötü huylu tümörü olanlar<br />
• Tanısı konmamış vaginal kanaması olanlar<br />
• 35 yaş üzerinde olanlar ve sigara kullananlar doktor tavsiyesine göre hareket etmelidir.</p>
<p>Doğum kontrol hapları nasıl kullanılır?</p>
<p>İlk kullanılmaya başlanacağı zaman adetin başlaması beklenir. Adetin ilk günü bulunduğunuz güne denk düşen günün karşısındaki hapı içerek başlanır ve hergün mümkün olduğu kadar aynı saatte olmak üzere 21 gün alınır. Bu kutu bittiğinde son tabletten birkaç gün sonra adet kanaması başlayacaktır. Bir sonraki kutuya, adet kanamasına bakılmaksızın mutlaka son tabletten 7 gün sonra başlanır ve tekrar 21 gün devam edilir. Yani 21 gün ilaç, 7 gün ara. Hap kullanımı bırakılmak istendiğinde mevcut kutu bittikten sonra beklenen kanama olur ve 4-6 hafta sonra normal yumurtlamanın olduğu adet dönemleri geri döner.</p>
<p>Doğum kontrol hapı alımı unutulduğunda ne yapılır?</p>
<p>Hap alımının unutulması durumunda farkedildiği takdirde ilk 24 saat içinde alınmalı, sonrasındaki hap alınması gereken zamanda içilmelidir. Ancak üst üste 2 gün hap alımı unutulduğunda doğum kontrol hapının güvenirliği tam olmaz. Böyle bir durumda bir sonraki adet kanamasına kadar ek tedbirlerle korunmak gereklidir. Yani hap bir gün unutulduğunda ertesi gün 2 tane birden alınır, ancak 2 gün üst üste unutulursa koruyuculuk konusunda şüpheye düşülür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mirctc.com/dogum-kontrol-haplari-ile-ilgili-merak-edilenler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gözyaşınızın kıymetini bilin</title>
		<link>http://www.mirctc.com/gozyasinizin-kiymetini-bilin.html</link>
		<comments>http://www.mirctc.com/gozyasinizin-kiymetini-bilin.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Aug 2009 10:07:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Gözyaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Gözyaşınızın kıymetini bilin]]></category>
		<category><![CDATA[guncel haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[saglık haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mirctc.com/?p=421</guid>
		<description><![CDATA[Gözyaşı, gözün sağlıklı kalmasını ve göz kırpma hareketini yaparken rahat hissetmemizi sağlar. Bazı insanlarda gözyaşı üretimi azalır veya üretilen gözyaşı kalitesinde bozulma meydana gelir. Bu durumda ortaya çıkan rahatsızlık Kuru Göz olarak bilinir. Yaygın olmasına karşın, Kronik Göz Kuruluğu çok sayıda insanı etkileyen fakat az bilinen göz rahatsızlıkları arasındadır. Birçok kişi, göz kuruluğu semptomlarını yanlış [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gözyaşı, gözün sağlıklı kalmasını ve göz kırpma hareketini yaparken rahat hissetmemizi sağlar. Bazı insanlarda gözyaşı üretimi azalır veya üretilen gözyaşı kalitesinde bozulma meydana gelir. Bu durumda ortaya çıkan rahatsızlık Kuru Göz olarak bilinir.<span id="more-421"></span></p>
<p>Yaygın olmasına karşın, Kronik Göz Kuruluğu çok sayıda insanı etkileyen fakat az bilinen göz rahatsızlıkları arasındadır. Birçok kişi, göz kuruluğu semptomlarını yanlış olarak alerjilerle, iklim koşullarıyla ya da basitçe göz zorlanmasıyla açıklar. Bunların hepsi Kronik Göz Kuruluğu semptomlarını şiddetlendirebilmekle birlikte, asıl neden bunlar değildir.</p>
<p>Gözyaşı neden önemlidir?</p>
<p>İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr Nilüfer Alpaslan gözyaşının önemini şöyle açıklamaktadır.</p>
<p>“Gözleriniz, göz yüzeyini korumak için, kesintisiz bir gözyaşı tabakasına gereksinim duyar buna &#8220;gözyaşı filmi&#8221; denir. Kronik Göz Kuruluğunda, gözyaşı üreten bezlerin sağlıklı çalışmasında oluşan bozukluklar, ürettiğiniz gözyaşının miktarında ve niteliğinde değişikliklerin meydana gelmesiyle sonuçlanabilir. Bu durum, gözünüzün yüzeyine artık yeterli beslenme ya da korunma sağlayamayan bir gözyaşı filmiyle sonuçlanır. Bu, gözünün yüzeyinin hasar görmesine yol açabilir ve dolayısıyla, kronik Göz Kuruluğu semptomlarına neden olabilir”.</p>
<p>Doğal gözyaşı filmi, kornea üstünde sağlıklı bir göz yüzeyi yaratmasına ve gözün tamamını kayganlaştırmasına ek olarak, infeksiyonla savaşma işlevi görür, önemli beslenme sağlar ve net görüş için hayati öneme sahiptir. Uzun süreli gözyaşı üretimi azaldığı zaman, gözün ön kısmında kalıcı hasar ve skar (yara izi) oluşumu ihtimali ortaya çıkar. Ciddi bir göz kuruluğu durumunun zaman içinde tedavi edilmediği vakalarda, infeksiyon riskinde artış ve görmede ciddi bozulma meydana gelir.</p>
<p>Kontak lens kullanımı “göz kuruluğu”na sebep olur…</p>
<p>Kontak lensler genelde gözlük kullanmak istemeyen kişiler tarafından gittikçe daha fazla tercih edilmektedir ve yavaş yavaş gözlüğün yerini almaya başlamıştır. Kısaca &#8220;lens&#8221; olarak da tabir edilen cihazlar miyop, hipermetrop ya da astigmat gibi göz kusurlarını geçici olarak düzeltir ve kozmetik amaçlı kullanıldıklarında göze, doğal renginden ayrı bir renk verirler.</p>
<p>Kontak lens kullanımı gözyaşının daha hızlı buharlaşmasına neden olacağından göz kuruluğuna yol açmaktadır.</p>
<p>Kuru gözün belirtileri nelerdir?</p>
<p>• Yanma<br />
• Batma<br />
• Kızarıklık<br />
• Bulanık Görme<br />
• Görme Azlığı</p>
<p>Göz kuruluğu hastalığı hafif, orta ve şiddetli olmak üzere 3 evrede incelenir. Hafif seviyeli kuru gözde yanma, batma, kızarıklık, gözde ağırlık hissi, karıncalanma ve gözde yabancı cisim hissi gibi şikayetler olur. Bu şikayetler kişiden kişiye değişmekle birlikte genellikle hastanın günlük yaşantısını olumsuz yönde etkileyebilmektedir.</p>
<p>Göz kuruluğuna neler sebep olur?</p>
<p>Yoğun bilgisayar kullanımı</p>
<p>Gözyaşının göz yüzeyine yayılmasını sağlayan “göz kırpma” hareketinin sıklığı, yoğun bilgisayar kullanımında azalmaktadır.</p>
<p>Daha az göz kırpma da buharlaşmayı artıracağı için göz kuruluğuna neden olmaktadır. Sadece bilgisayar değil, TV ekranı karşısında uzun saatler geçirme yada uzun süreli okumalarda da göz kırpma sayısının azalmasına bağlı olarak göz kuruluğu oluşabilmektedir.</p>
<p>Klimalı ortamlar</p>
<p>Klima kullanımı ortamın kurumasına neden olarak gözyaşının buharlaşmasını hızlandırmakta ve göz kuruluğuna yol açmaktadır.</p>
<p>Kontakt lens kullanımı</p>
<p>Kontakt lens kullanımı gözyaşının daha hızlı buharlaşmasına neden olduğundan göz kuruluğuna yol açmaktadır.</p>
<p>Göz ameliyatları</p>
<p>Operasyonlara bağlı olarak göz yüzeyi ve gözyaşı salgı bezleri de etkilenmekte ve dolayısıyla kuru göz gelişebilmektedir.</p>
<p>Sigara kullanımı</p>
<p>Sigara dumanındaki maddeler göz yüzeyini olumsuz yönde etkilemektedir.</p>
<p>Romatizma</p>
<p>Bağışıklık sistemi ile ilişkili romatizmal hastalıklarda gözyaşı salgılayan bezler de etkilenmekte ve göz kuruluğu tetiklenmektedir.</p>
<p>Sistemik hastalıklar ve tedavisinde kullanılan ilaçlar<br />
Hipertansiyon, kalp hastalıkları, diyabet, alerji ve depresyon gibi çeşitli hastalıklar ve bu hastalıklarda kullanılan ilaçlar göz kuruluğunu tetikleyebilmektedir.</p>
<p>Göz tansiyonu</p>
<p>Bu rahatsızlığın tedavisinde kullanılan göz damlaları, göz kuruluğuna yol açabilmektedir.</p>
<p>Yaş</p>
<p>Gözyaşı salgısı, erkek ve kadınlarda, ilerleyen yaşla birlikte azalır.Kuru göz semptomları hormonal değişimlere bağlı olarak özellikle kadınlarda daha sık görülmektedir.</p>
<p>Çevresel faktörler</p>
<p>Nemi düşük, sıcak veya rüzgarlı ortamlar, radyasyon veya kimyasal maddelere maruz kalma, yüksek yerlerde bulunma kuru göze neden olabilir.</p>
<p>Menopoz</p>
<p>Kuru göz her yaş grubunu etkileyen bir hastalık olmakla beraber, menopoza bağlı hormonal değişimler sebebiyle genelde kadınlarda daha sık gözlenmektedir</p>
<p>Yaşam Kalitenizi Artırın…</p>
<p>Kuru göz hastalığının semptomları kişinin yaşam kalitesini etkileyebilir ve hastanın psikolojisi üzeride olumsuz etki yaratabilir. Ayrıca okuma, araç kullanımı, bilgisayar kullanımı gibi görsel dikkat gerektiren işlerde performansın azalmasına neden olarak, iş verimliliğini düşürebilir<br />
Yaşam Şekli Değişimi ile gözyaşının korunması<br />
Göz kuruluğu semptomları yaşayan kişilere yaşadıkları ev ve iş ortamlarındaki nemi artırmaları önerilir. Bu kişiler ayrıca yoğun sigara dumanı ortamında bulunmaktan da kaçınmalıdır.</p>
<p>Göz Yaşı Replasmanı</p>
<p>Suni gözyaşları, kuru göz hastalığının başlıca tedavi yöntemidir. Dünya çapında birçok suni gözyaşı bulunmaktadır ve aralarındaki farklılıklar içerdikleri etken maddeye ve ambalajına (çok kullanımlık şişe, tek kullanımlık ampul, vs) göre değişir. Suni gözyaşları sadece göz yüzeyini yıkayıp uzaklaşırken, kronik kuru göz hastalarında suni göz yaşı tedavisi tek başına yeterli olmamaktadır.Bu hastalarda gözyaşı üretimi ile gerekli dokularda etkisini göstererek, kişinin doğal gözyaşı yapımını arttıran ilaçlar kullanılır.<br />
ile ilgili çeşitli problemlere değiniliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mirctc.com/gozyasinizin-kiymetini-bilin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yüz ve Cilt Bakımı</title>
		<link>http://www.mirctc.com/yuz-ve-cilt-bakimi.html</link>
		<comments>http://www.mirctc.com/yuz-ve-cilt-bakimi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Aug 2009 06:57:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz ve Cilt Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz ve Cilt Bakımı  yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mirctc.com/?p=353</guid>
		<description><![CDATA[Günlük yaşantımızı devam ettirirken, aslında cildimize yönelik pek çok saldırı gerçekleşmektir. Ama biz çoğu zaman, hayatın akışı içindeki problemlerle uğraşırken, cildimizi ihmal edip, onunla ilgilenmeyiz. Sıgara kullanımının cilt üzerindeki olumsuz etkileri, stres, uykusuzluk, dengesiz beslenme, hava kirliliği, sıcak ve soğuk havanın olumsuz etkileri vs. gibi etkiler, cilt sağlığımızı ciddi şekilde tehdit eden unsurlardır. Bu gibi olumsuz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günlük yaşantımızı devam ettirirken, aslında cildimize yönelik pek çok saldırı gerçekleşmektir.<span id="more-353"></span> Ama biz çoğu zaman, hayatın akışı içindeki problemlerle uğraşırken, cildimizi ihmal edip, onunla ilgilenmeyiz. Sıgara kullanımının cilt üzerindeki olumsuz etkileri, stres, uykusuzluk, dengesiz beslenme, hava kirliliği, sıcak ve soğuk havanın olumsuz etkileri vs. gibi etkiler, cilt sağlığımızı ciddi şekilde tehdit eden unsurlardır. Bu gibi olumsuz faktörler, cildimizin dengesini bozmakta ve biz bunu cildimizde değişik şekillerde görmekteyiz. Bu faktörler, genellikle cildimizin nem dengesini bozarak, onun canlılığını yitirmesine, kurumasına, kırışmasına zemin hazırlayarak, cilt yaşamınız olduğundan daha büyük görünmesine sebep olurlar. Hepimiz, doğal olarak, pürüzsüz ve ışıl ışıl bir cilde sahip olmayı isteriz. Peki böyle bir cilde nasıl sahip olabiliriz?</p>
<p>Hernekadar kendi içlerinde de, cilt özelliklerine göre alt gruplara ayrılsalarda, cilt tiplerine göre insanları 4 gruba ayırmamız mümkündür. Normal, Kuru, Yağlı ve Karma. Normal cilt, diri görünümlü, gözenekleri göz ile seçilemeyen ve pürüzsüzdır. Bu tür ciltlerde gerek bakım, gerek makyaj daha iyi sonuç verir. Kuru cilt tipinde,üst deri diğer tiplere göre</p>
<p>daha incedir ve gözenekleri daha küçüktür. Bu tip ciltlerde yağ salgılanması daha az olduğu için cansız görünürler, cilt üzerinde döküntüler görülebilir. Yağlı cilt tipinde ise, görünüm parlak ve yağlıdır. Gözenekler, göz ile seçilebilir. Sivilce problemi bu tür ciltlerde daha fazladır. Eğer yağlı tip bir cilde sahipseniz, mutlaka cildinize daha fazla özen göstermeli ve temizlik uygulamasını yapmalısınız. Antiseptik sabun kullanımıda doğru bir karardır. Karma tip ciltde T bölgesi dediğimiz, alın, burun ve çene bölgesi yağlıdır. Bu bölgelerde siyah noktalar oluşmuştur. Bu tip bir ciltde, yanak bölgesi ise genellikle kurudur ve genellikle bu bölgelerde sivilceler görülmemektedir.</p>
<p>Bir cilt bakımına başlamadan önce, nasıl bir cilde sahip olduğumuzu bilmemiz büyük önem taşımaktadır. Çünkü makyaj uygulamalarındaki gibi, cilt bakımında da temel olan şey, cilt tipimizi doğru bir şekilde bilmektir. Cilt tipimizi kesin olarak tespit ettikten sonra, cilt bakım uygulamalarına geçebiliriz. Cilt bakım uygulamalarıda aynı cilt tipleri gibi 3 bölümde incelemek mümkündür. Temizleme, canlandırma ve nemlendirme. Tersi özel bir durum söz konusu olmadıkca, cilt bakım uygulamalarını sabah ve akşam yapmamız, cilt sağlığımız açısından doğru olacaktır. Ne yazık ki, birçok bayan, makyaja yeterli zaman ayırırken, sıra genel cilt ve yüz temizliğine geldiğinde gereken önemi göstermemektedir. Son derece yanlış bir anlayışda, sadece makyaj yapılan günler, cilt temizliği uygulamasının önemli olduğudur.</p>
<p>Cilt bakım uygulamalarına destek olabilecek, yapabileceğimiz uygulamalarda vardır. Bunlar hem doğal uygulamalardır ve genel sağlığımızı da destekleyen faktörlerdir. Bunları, düzenli egzersiz ve spor yapmak, sıgara kullanmamak, dengeli beslenmek, yeterli miktarda su tüketmek ( yetişkinler için günde 2 lt) ,yüz için özel egzersizler ve masajlar olarak kısaca özetleyebiliriz.</p>
<p>Cilt bakım uygulamalarında ilk sırayı alan cilt temizliği için, cildimizin nem dengesini koruyabilecek sıvı veya jel formundaki temizleyicileri tercih etmemiz uygun olacaktır. Genel olarak cilt nem dengesini olumsuz etkilediğinden, sabun bazlı ürünlerin kullanımından uzak durulması gerekmektedir. Yağlı ciltlerde, cilt temizliği için jel ve losyon tipi temizleyicilerin kullanılması daha uygundur. Kuru tip ciltler içinse kremler tercih edilmelidir. Jel ve losyon tipi temizleyiciler, cildimizi derinlemesine temizleyerek, cildin yağ ve kirden arındırılmasına yardımcı olurlar. Cilt temizlik ürünlerinde, hatırlamamız gereken şey, losyon ve jel bazlı temizleyicilerin içeriğinde daha az yağ bulunması, temizleme kremlerinde ise, yağ oranının (yaklaşık 2 veya 3 kat ) daha fazla olmasıdır. Pek çok kadın için, şüphesiz yüz bölgesi büyük önem taşımaktadır. Yüz bakımında önemli olan hususlarada kısaca değinmek istiyoruz. Eğer yüzünüzde sivilce problemi yaşıyorsanız, sivilceleri sıkmamanız, yüzünüzde iz kalmasını ve sivilcelerden diğer bölgelere bulaşacak bakterileri engelleyecektir. Gün içinde, ister istemez yüzümüze birçok kez ellerimizle dokunuruz, bu da, ellerimizdeki bakterilerin yüzümüze geçmesine sebep olabilir. Ellerimizi düzenli temizleyerek bu sorunun önüne kolayca geçebiliriz.</p>
<p>Nemlendirici seçerken de mutlak suretle cilt tipimizi göz önünde bulundurmamız gerekmektedir. Kuru cilde sahip kişilerin, cildi kurutma özelliği olan ve alkol içeren ürünlerden uzak durmaları doğru olacaktır. Alkol, ciltdeki nemi atıp, kuru cildin nem dengesini olumsuz etkilemektedir. Bu tip ciltler için nem kaybını azaltan kremler tercih edilmelidir. Ayrıca içeriğinde gliserin ihtiva eden nemlendiricilerin kullanılması doğru seçimdir. Önemli bir nokta ise nemlendirme uygulamasını, cildiniz tamamen kurumadan ve hala nemli iken yapmaktır. Yağlı ciltler içinse, suyu bünyelerinde tutan nemlendiriciler kullanmanız doğru olacaktır. Bu ürünler cildinizdeki nem dengesini sağladığı gibi, rahatsız edici parlaklığa da engel olurlar. Yağlı cilt tipine sahip kişilerin, nemlendirici kullanmadan önce, gerçekten bir nemlendirici işleme ihtiyaçları olup olmadıklarını bilmeleri, cilt sağlıkları açısından önemlidir. Ayrıca, bu tip cilde sahipseniz, cildinizdeki parlaklığı almak için pudra kullanımı konusunda çok hassas davranmanız yerinde olacaktır. Aşırı pudralama, cildinizin parlamasından daha kötü sonuçlar doğurabilir.</p>
<p>Karma ciltlerde, T bölgesi olarak adlandırılan alın, yanaklar, çene ve burun genellikle diğer bölgelere göre daha yağlı bir görünüme sahiptir. Doğru yaklaşım, zaten yağlı bir görünüme sahip bu bölgeyi daha yağlı bir görünümden uzak tutmaktır. Bu yüzden, karma ciltlere sahip kişilerin, nemlendirici uygulamasını bu bölgelerin dışında uygulaması doğru olacaktır<br />
Cilt temizliğimizin ilk adımını tamamladıktan sonra cilt üzerindeki gözeneklerin temizlenip, açıldığını söyleyebiliriz. Cilt temizleme uygulamalarındaki ikinci adım olan canlandırmada esas olan şey, açılan gözeneklerin daha sağlıklı görünmesini sağlamak ve üçüncü adım olan nemlendirme uygulaması için, cildi hazırlamaktır. Bunu sağlamanın en doğru yolu bir tonik kullanmaktır. Losyon, jel ve temizleme kremleri, suda çözünebilen maddeler için etkendir. Tonikler ise işte tam burda devreye girmektedirler. Suda erimesi zor olan bileşiklerin cilt üzerinden temizlenmesinde etkendirler. Alkollü ve alkolsüz çeşitleri bulunmaktadır. Alkolsüz olanların seçimi daha doğru olacaktır. Canlandırma işlemi sırasında dikkat etmemiz gereken bir husus, göz bölgemizin çok hassas bir yapıya sahip olduğunu unutmamamızdır. Bu bölgede çalışırken, yüzümüzün diğer bölgelerine oranla daha nazik hareketlerle uygulamayı gerçekleştirmemiz gerekir. Temizleme ve canlandırma uygulamasından sonra, son aşama olarak nemlendirmeye geçebiliriz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mirctc.com/yuz-ve-cilt-bakimi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mirc indir Sağlık: Hamilelikte Yapılması gereken testler nelerdir</title>
		<link>http://www.mirctc.com/mirc-indir-saglik-hamilelikte-yapilmasi-gereken-testler-nelerdir.html</link>
		<comments>http://www.mirctc.com/mirc-indir-saglik-hamilelikte-yapilmasi-gereken-testler-nelerdir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Jul 2009 08:30:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelikte Yapılması gereken]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelikte Yapılması gereken testler]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelikte Yapılması gereken testler nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelikte Yapılması gerekenler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mirctc.com/?p=252</guid>
		<description><![CDATA[Hamilelik öncesi özellikle sosyal risk taşıyan annelerin AIDS için ELİSA testini yaptırması önemlidir. Bu anne adayını kesinlikle korkutmamalı ve rahatsız etmemelidir. Ayrıca daha önce yüksek riskli davranış öyküsü olsun olmasın tüm hamilelere AIDS testi önerilmesi gittikçe kabul gören bir yaklaşımdır. Bunun yanı sıra Hepatit-B testinin yapılması, sonuca göre bebeğin doğduğunda aşı ve tedavisinin yapılması da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hamilelik öncesi özellikle sosyal risk taşıyan annelerin AIDS için ELİSA testini yaptırması önemlidir. Bu anne adayını kesinlikle korkutmamalı ve rahatsız etmemelidir. Ayrıca daha önce yüksek riskli davranış öyküsü olsun olmasın tüm hamilelere AIDS testi önerilmesi gittikçe kabul gören bir yaklaşımdır. Bunun yanı sıra Hepatit-B testinin yapılması, sonuca göre bebeğin doğduğunda aşı ve tedavisinin yapılması da önemlidir.<span id="more-252"></span></p>
<p>Özellikle Hepatit-B taşıyıcısı olduğunu bilen anneler, bebeklerine zarar vermemek için muhakkak doktora danışmalıdırlar. Bazı hepatit taşıyıcılarından doğan bebeklerde enfeksiyon riski yüksektir ve bu bebeklere doğumdan sonra 12 saat içerisinde Hepatit-B aşısı ve immunoglobulin tedavisi yapılması hemen her zaman enfeksiyonu önler.</p>
<p>Bunlara ek olarak anne ve babanın hamilelik öncesinde kan gruplarının bilinmesi, eğer bir kan uyuşmazlığı söz konusu ise hamileliğin özel olarak takip edilmesi, anneye doğumdan önce gerekli aşının yapılması bir sonraki hamilelikte tehlikeyi önleyecektir.</p>
<p>Eğer bu annenin ilk hamileliği değilse ve anne ile baba arasında kan uyuşmazlığı varsa ve de anneye ilk hamileliğinde gereken aşı yapılmamışsa o zaman annenin kanında ilk gebeliğinde antikor oluşup oluşmadığına bakılması ve doğumun daha özel şartlarda planlanması uygun olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mirctc.com/mirc-indir-saglik-hamilelikte-yapilmasi-gereken-testler-nelerdir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cilt bakımı sıralaması nasıldır</title>
		<link>http://www.mirctc.com/cilt-bakimi-siralamasi-nasildir.html</link>
		<comments>http://www.mirctc.com/cilt-bakimi-siralamasi-nasildir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 2009 11:54:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt bakımı sıralaması]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt bakımı sıralaması nasıldır]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt bakımı sıralaması nedir]]></category>
		<category><![CDATA[cilt sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[mirc indir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mirctc.com/?p=56</guid>
		<description><![CDATA[1- Temizleme sütü ile cilt boyunla birlikte temizlenir. 2- Vapozone île ozon buharı verilir. Vapozone saf oksijen ve­rir, cildi bakıma hazırlar, porlan sıkıştırıp cildin ihtiyacı olan oksijeni sağlar. Süre kuru ciltlerde 10 dakika, normal ciltlerde 20 dakika, yağlı ve akneli ciltlerde 30 dakika ol­malıdır. Ozon buharının cildi dinlendirme özelliği vardır. Hamileliğin birinci ve dokuzuncu aylarında kesinlikle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1- Temizleme sütü ile cilt boyunla birlikte temizlenir.</p>
<p>2- Vapozone île ozon buharı verilir. Vapozone saf oksijen ve­rir, cildi bakıma hazırlar, porlan sıkıştırıp cildin<br />
ihtiyacı olan oksijeni sağlar. Süre kuru ciltlerde 10 dakika, normal ciltlerde 20 dakika, yağlı ve akneli ciltlerde<br />
30 dakika ol­malıdır. Ozon buharının cildi dinlendirme özelliği vardır.<span id="more-56"></span> Hamileliğin birinci ve dokuzuncu aylarında<br />
kesinlikle uy­gulanmaz.</p>
<p>3- Komedon pres ile siyah noktalar temizlenir.</p>
<p>4- Peeling, kelime anlamı, ölü hücreleri çıkarma.</p>
<p>a- Soft peeling, primatör adı verilen aletle yapılır.<br />
b- Forment peeling.<br />
c- Biyolojik kazıma sistemi.</p>
<p>5- İontoferezle ionizasyon, galvenik akımla cildin ihtiyacı olan maddeleri cilt altına işletilme işi.</p>
<p>6- Maske, cilt türüne uygun olarak seçilir.</p>
<p>7- Pakung, cilt yüzeyinde kurumayan maske.</p>
<p>8- Kremle on-on beş dakika masaj yapılır. Kremin fazlası alınır. Tüm süre bir saat on beş dakikadır.Yirmi dört saat<br />
makyaj yapılmaz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mirctc.com/cilt-bakimi-siralamasi-nasildir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>15 günde 5 kilo  Verme Diyeti</title>
		<link>http://www.mirctc.com/15-gunde-5-kilo-verme-diyeti.html</link>
		<comments>http://www.mirctc.com/15-gunde-5-kilo-verme-diyeti.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 2009 11:46:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[15 günde 5 kilo  Verme]]></category>
		<category><![CDATA[15 günde 5 kilo  Verme Diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyet haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar İçin diyet]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mirctc.com/?p=52</guid>
		<description><![CDATA[Mucize diyetle 15 günde 5 kilo Prof Dr. Ahmet Maranki, 15 günde 5-6 kilo sağlıklı zayıflamanın diyetini açıkladı. Maranki yaz aylarının vazgeçilmez iki meyvesiyle nasıl kilo verileceğini anlatıyor. Maranki’ye göre bu diyette yan etki yok, kas kaybı da olmuyor. Kiraz ve karpuz diyetiyle formunuza kavuşabilirsiniz. Diyetler için tarih çok önemli. Maranki’nin tüm diyetleri ayın dünyadaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mucize diyetle 15 günde 5 kilo</p>
<p>Prof Dr. Ahmet Maranki, 15 günde 5-6 kilo sağlıklı zayıflamanın diyetini açıkladı. Maranki yaz aylarının vazgeçilmez iki meyvesiyle nasıl kilo verileceğini anlatıyor.<span id="more-52"></span></p>
<p>Maranki’ye göre bu diyette yan etki yok, kas kaybı da olmuyor. Kiraz ve karpuz diyetiyle formunuza kavuşabilirsiniz.</p>
<p>Diyetler için tarih çok önemli. Maranki’nin tüm diyetleri ayın dünyadaki çekim kuvvetine göre yapılıyor. Hicri takvime göre ayın en çok su tuttuğu günler kilo vermek için en uygun zaman.</p>
<p>İşte mucize kiraz diyeti</p>
<p>İşke karpuz diyeti</p>
<p>1. Program: 4-5-6 Ağustos<br />
2. Program: 18-19-20 Ağustos</p>
<p>Sabah</p>
<p>1 fincan yeşil çay<br />
Yarım-1 kilo karpuz</p>
<p>Ara öğün</p>
<p>1 fincan yeşil çay</p>
<p>Öğle</p>
<p>Yarım-1 kilo karpuz (kiloya göre)</p>
<p>Ara öğün</p>
<p>1 fincan yeşil çay</p>
<p>Akşam</p>
<p>Yarım-1 kilo karpuz</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mirctc.com/15-gunde-5-kilo-verme-diyeti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yarım saatte hokka gibi burun</title>
		<link>http://www.mirctc.com/yarim-saatte-hokka-gibi-burun.html</link>
		<comments>http://www.mirctc.com/yarim-saatte-hokka-gibi-burun.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Jul 2009 14:59:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[burun]]></category>
		<category><![CDATA[butun]]></category>
		<category><![CDATA[Yarım saatte]]></category>
		<category><![CDATA[Yarım saatte hokka]]></category>
		<category><![CDATA[Yarım saatte hokka gibi burun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mirctc.com/?p=430</guid>
		<description><![CDATA[&#8216;Minimal Girişimle Burun Estetiği&#8217; (MİR) tekniğini Türkiye&#8217;de ilk uygulayanlardan biri olan Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, &#8220;Bu yöntemle sadece 30 dakikada hokka gibi burun elde ediliyor. Hasta ameliyattan 4-5 saat sonra evine dönebiliyor&#8221; dedi. YARA İZİ VE AĞRI OLMUYOR MİR tekniğinin en büyük özelliğinin; kişinin görüntüsünü fazla değiştirmeden doğal ve güzel bir görünüm sağlamak olduğuna dikkat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8216;Minimal Girişimle Burun Estetiği&#8217; (MİR) tekniğini Türkiye&#8217;de ilk uygulayanlardan biri olan Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, &#8220;Bu yöntemle sadece 30 dakikada hokka gibi burun elde ediliyor. Hasta ameliyattan 4-5 saat sonra evine dönebiliyor&#8221; dedi.<span id="more-430"></span></p>
<p>YARA İZİ VE AĞRI OLMUYOR</p>
<p>MİR tekniğinin en büyük özelliğinin; kişinin görüntüsünü fazla değiştirmeden doğal ve güzel bir görünüm sağlamak olduğuna dikkat çeken Prof. Kışlaoğlu, şu bilgileri verdi: &#8220;Operasyon kapalı teknikle gerçekleştirildiği için burun dışında herhangi bir kesi ya da iz olmuyor. Hasta sosyal hayatına kısa sürede dönebiliyor.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mirctc.com/yarim-saatte-hokka-gibi-burun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

